Avni AkerFutbol, hafıza ve tribün
Maç analizi

xG nedir? Trabzonspor maçını izlerken beklenen golü okumak

Beklenen golün neyi ölçtüğünü, şut kalitesiyle ilişkisini ve maç sonucundan neden farklı olabildiğini örneklerle öğrenin.

· 6 dakika okuma

Bir maçtan sonra “Trabzonspor’un xG’si daha yüksekti” cümlesini sık duyuyoruz. Bazen bu sayı skorun açıklaması gibi sunuluyor, bazen de takımın kesinlikle kazanması gerektiğinin kanıtı sayılıyor. Oysa xG, oynanmış maçı yeniden sonuçlandıran bir puan sistemi değil. Çekilen şutların gol olma ihtimalini tahmin eden bir modelin ürettiği ölçü.

İngilizce “expected goals” ifadesinin kısaltması olan xG, Türkçede beklenen gol diye kullanılıyor. Tek şut için verilen değer genellikle sıfır ile bir arasındadır. 0,20 xG, benzer koşullardaki şutların yaklaşık beşte birinin golle sonuçlanacağına dair model tahminini anlatır. Aynı şutun beş kez tekrarlanıp tam bir gol üretmesini veya o oyuncunun mutlaka gol atmasını garanti etmez.

Model şutun hangi özelliklerine bakar?

Kaleye uzaklık ve vuruş açısı temel değişkenlerdendir. Vuruşun kafa mı ayak mı olduğu, pasın nereden geldiği ve pozisyonun nasıl geliştiği de önem taşıyabilir. Daha ayrıntılı modeller kalecinin ve savunmacıların konumunu, baskıyı ve vuruş anındaki başka bağlamları kullanır. Bu nedenle iki veri sağlayıcısının aynı şuta farklı değer vermesi mümkündür.

StatsBomb, kendi model açıklamalarında bu bağlam farklarını özellikle vurgular. Ancak bir sağlayıcının daha çok değişken kullanması, her maçın gerçek sonucunu daha iyi “bildiği” anlamına gelmez. Model geçmiş pozisyonlardan öğrenilen bir olasılık üretir. Tek bir şutun gol olması veya olmaması, modelin bütün kalitesini değerlendirmek için yeterli örnek değildir.

Tribünden çok yakın görünen bir pozisyon, kalecinin doğru yerleşimi ve dar açı nedeniyle düşük xG alabilir. Televizyonda sıradan görünen bir vuruş ise savunmanın dağılması nedeniyle yüksek değer taşıyabilir. Sayıyla görüntü uyuşmadığında ilk yapılacak şey birini çöpe atmak değil, pozisyonun hangi özelliklerinin hesaba katıldığını anlamaya çalışmaktır.

Bir maçın xG toplamı nasıl oluşur?

Genel kullanımda takımın şutlarına verilen değerler toplanır. Aşağıdaki tablo, hesap mantığını göstermek için hazırlanmış temsili bir maç örneğidir; Trabzonspor’un oynadığı gerçek bir karşılaşmanın verisi değildir.

Pozisyon Temsili xG
Kaleciyle yakın mesafede karşı karşıya vuruş 0,40
Ceza sahası içinden baskı altında şut 0,15
Ortaya yapılan kafa vuruşu 0,12
Dar açıdan şut 0,08
Ceza sahası dışından vuruş 0,05
Uzaktan, kalabalık savunmaya karşı şut 0,03
Toplam 0,83

Bu takım altı şut çekmiş ve toplam 0,83 xG üretmiş olur. Rakip tek bir çok net pozisyondan 0,65 xG üretmiş olabilir. Şut sayısında altıya bir fark vardır; beklenen gol farkı ise çok daha küçüktür. xG’nin katkısı, her vuruşu aynı değerde saymamasıdır.

Öte yandan 0,83 ile 0,65’i skor tahmini gibi okumayın. Bu değerlerden “maç 1-1 bitmeliydi” sonucu doğrudan çıkmaz. Oynanmış pozisyonların kalitesiyle gelecekteki sonucun olasılığı ilişkili sorulardır, fakat aynı hesap değildir. Maç sonucunu tahmin etmek için başka varsayımlar ve veriler gerekir.

Yüksek xG ile kaybetmek mümkün mü?

Elbette. Futbol düşük skorlu bir oyundur ve her pozisyonda belirsizlik vardır. Yüksek olasılıklı şut kaçabilir, düşük olasılıklı şut gol olabilir. Bir takımın bir maçta xG’sini aşması, her zaman olağanüstü bitiricilik; altında kalması da mutlaka kötü hücum anlamına gelmez. Tek maçtaki sapmalar beklenen bir durumdur.

Örneğin 0,80 xG verilen bir pozisyon, modelin çerçevesinde yine de gol olmayabilecek bir pozisyondur. Sonucun kaçması, sayı yüksek olduğu için imkânsız hale gelmez. Taraftarın “bunu nasıl atamadı?” tepkisi anlaşılır; ancak olasılık dilinde yüzde yirmilik gerçekleşmeme payı hâlâ vardır. Yüksek ihtimal ile kesinlik arasındaki fark burada görünür olur.

Uzun dönemde sürekli yüksek kaliteli pozisyon üreten takımın hücum süreci daha umut verici olabilir. Yine de bunun sürmesi; oyuncu kalitesi, rakip seviyesi, oyun planı ve kadro devamlılığına bağlıdır. On maçlık iyi üretimin sonraki on maçta aynı biçimde tekrarlanacağını otomatik olarak kabul etmek doğru değildir.

Maçın skoru xG’yi de etkileyebilir

Erken öne geçen bir takım daha az risk alıp alan savunmasına dönebilir. Geride kalan takım ise daha çok hücum edip daha fazla şut çekebilir. Maç sonunda ikinci takımın xG toplamı yüksek çıktığında, bunun bir bölümü skorun yarattığı oyun düzeninden kaynaklanmış olabilir. Son toplamı görmek kadar pozisyonların ne zaman üretildiğini görmek de yararlıdır.

Trabzonspor’un bir maçını değerlendirirken ilk gol öncesi ve sonrası bölümlere ayrı bakabilirsiniz. Takım beraberlikte ne üretiyordu? Öne geçince oyun nerede oynandı? Eksik kalındığında rakibin şutları hangi alandan geldi? Bu sorular, tek sayıya bakıp “hak etti” veya “hak etmedi” demekten daha açıklayıcıdır.

Maçın son dakikalarında gelen yüksek değerli bir fırsat da toplamı hızlı değiştirebilir. Seksen dakika az üreten bir takım, son bölümdeki bir penaltıyla xG’sini belirgin artırabilir. Toplam doğrudur; fakat oyunun bütün dakikalarında aynı hücum kalitesinin bulunduğunu söylemez. Birikimli xG grafikleri bu dağılımı görmeye yardımcı olur.

Penaltı ve penaltısız xG ayrımı

Penaltı, diğer şutlardan farklı ve daha standart bir başlangıç koşuluna sahiptir. Bu nedenle takımın açık oyun üretimini tartışırken penaltısız xG ayrıca gösterilebilir. Penaltıyı toplamdan çıkarmak, penaltının maçtaki önemini azaltmak için yapılmaz. Hücumun hangi bölümünün tekrar eden oyun üretiminden geldiğini anlamak için yapılır.

Oyuncu karşılaştırmalarında da aynı ayrım işe yarar. Penaltıları kullanan bir forvet ile kullanmayan bir forvetin toplam golünü yan yana koymak başka, penaltısız şut kalitesini karşılaştırmak başka sorudur. İki ölçü de yararlı olabilir; önemli olan birini diğerinin adıyla sunmamaktır. Oyuncunun süresi ve rolü de hesaba katılmalıdır.

Şut çekilmeyen iyi hücumlar nerede?

Klasik xG, şutla sonuçlanan pozisyonları ölçer. Son pası kötü verilen çok iyi bir hücum, hiç şut oluşmadığı için bu toplamda görünmeyebilir. Buna karşılık kötü açıdan çekilmiş bir şut küçük de olsa xG üretir. Bu sınır, xG’nin faydasız olduğunu değil, neyi ölçtüğünün açık tutulması gerektiğini gösterir.

Ceza sahasına giriş, tehlikeli alana pas ve top taşıma gibi başka veriler, hücumun şuta kadar olan bölümünü incelemeye yardımcı olur. Maçı izlerken gördüğünüz baskı hissiyle xG toplamı arasındaki fark bazen buradan doğar. Takım iyi yerlere gelmiş ama son hamleyi tamamlayamamış olabilir. Bunu anlamak için hem görüntü hem şut dışı veriler gerekir.

Hangi sayıyı kullanmalı?

Aynı takımın sezon içindeki değişimini takip ederken tek sağlayıcı ve aynı tanım üzerinde kalmak iyi bir alışkanlık. Bir haftayı başka modelden, sonraki haftayı başka modelden almak, gerçekte olmayan değişim yaratabilir. Özellikle maç başına xG ile doksan dakika başına xG, penaltılı ile penaltısız toplamlar karıştırılmamalı.

Beklenen golü en verimli kullanım biçimi, onu maç sohbetini bitiren bir hüküm yerine daha iyi soruların başlangıcı yapmaktır. Trabzonspor çok mu şut çekti, yoksa iyi yerlerden mi vurdu? Fırsatlar açık oyundan mı, duran toptan mı geldi? Üretim yalnızca geriye düşülen bölümde mi arttı? Sayı, bu sorularla birlikte okunduğunda skorun yanına anlamlı bir ikinci katman ekler.

xG bir oyuncunun niyetini ölçmez

Bir şutun yüksek veya düşük değer alması, futbolcunun o anda bütün seçenekleri doğru gördüğünü göstermez. Oyuncu pas verebilecekken vurmuş, zor koşulda doğru karar almış veya dengesini kaybetmiş olabilir. Modelin kaydettiği olayla oyuncunun karar süreci aynı şey değildir. Özellikle bir pozisyon üzerinden suçlu ararken sayıyı görüntü ve oyun bağlamından koparmamak gerekir. İyi bir analiz, sayının yanına kararın hangi koşulda verildiğini de koyar. Böylece xG, oyuncuya tek kelimelik not vermek yerine pozisyonu daha dikkatli incelemeye yardımcı olur.

Kaynaklar